Arşiv · Abdullah Taha Orhan

Yazarlar (A–Z) →
Temizle

1441 Ramazan Hikem-i Atâiyye Notları – II

“Allah sana mevcûdâtta tecelli edene bakmaya izin vermiş; mevcûdâtın kendilerine takılıp kalmana ise müsaade etmemiştir. ‘Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza!’ (Yûnus 10/101) buyurmuştur. Böylece sana onlardaki mesajı anlama kapısını açmıştır.…

Uzunluk ölçüsü: el hayırda, dil şerde

Nâhoş bir durumun müsebbibi olarak gördüğümüz kişi veya kişilere ‘dil uzatarak’ onların kötülüğüne bir kötülük daha katmak yerine, onları bu kötü durumdan kurtarmak için ‘el uzatmamız’ gerekiyor. Hayırda elimiz uzun, dilimiz kısa…

Abdesti zikret!

Abdestten sonra Kadir sûresini okumak [zikir] sünnet-i seniyyenin âdâbındandır. Bu küçük âdâbda şöyle büyük bir incelik var: müminin mi’racı olan namaza girmeden evvel, abdestin ardından Kadir sûresini okuyarak Efendimiz’in hakiki mi’racını hatıra…

Yüzde kaç insan?

Manevi fakültelerini %100 verimle işleten “el-insanü’l-kâmil”i, Rasulullah’ı düşünelim. İnsaniyetin manevi kapasitelerini azami kullanan ona nazaran bizler, acaba yüzde kaç insanızdır? Beynimizin %10’unu kullandığımızı varsaysak, bu dünya açısından aslında hiç de fena işler…

İnsan olmadan İslam olunur mu?

Ahirzaman bedevileri olarak bir düşünelim: İnsaniyetin en yüksek mertebesi olan İslamiyet’e mensubiyet iddiasındayken insaniyetin en alt mertebelerinde dahi sıkıntılarımız yok mu? Post-modern çağın müslümanları olarak en büyük dertlerimizden biri, insan olmadan İslam…

Firavun’un sihirbazlarından ölümsüz ders

Firavun’un tehditleri karşısında sihirbazlar alışık olmadığımız bir şekilde dua ederler: “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.” Oysa böyle bir durumda rablerine kendilerini bu zalimden kurtarması için dua etmelerini…

Kesrete düşülür mü?

Akşemseddin ‘kesrete düştük’ deyip Beypazarı’ndan önce İskilip’i bir köyüne, ardından da Göynük’e yerleşir. Kendisinden köşe bucak kaçılan bu kesret de ne ola ki? Kesret, içine düşülen bir tuzak mıdır? Akşeyh’in İstanbul’da tüm…

Vaktin şehadeti

Nasıl ki Allah yolunda canını veren kimse aslında diri ise, Allah yolunda öldürülen vakit de aslında ölmemiştir. Bilakis, fani olan vakit bakileşmiş, ölümden kurtulmuş, bir nevi manevi şehadet, bir diğer deyişle Cenab-ı…

Temizleyicilerin temizliği ve temizlik döngüsü

Temizlik bir döngüdür. Kainatta cari bir sünnetullahtır. İsm-i Kuddûs’ün tecellisidir. Bu tecelliden nasiplenmemiz aynamızı ona tutmamıza ve aynamızın temiz olmasına bağlı. Temizlik hakikatinin toplumsal hayattaki külli tecellisinden istifade edebilmek için birilerinin muslih/temizleyici…

‘Sayılı günler’den sayısız günlere

Sayılı ömrümüzün küçük bir kesiti, cüz’ü olan sayılı ramazan günlerinde tuttuğumuz sayılı oruçlarımızın sayısız hâsılatı olacak inşallah; sayının hükmünün geçmeyeceği, fenanın fâni olacağı, bekânın bâki olacağı âhiret ‘gün’lerinde.

Acıdan öte acı: ihtilaf ve ye’s

Tekrar tekrar hatırlamakta fayda var: bizi “zindan-ı atalete düşüren” ye’s, “mâni-yi herkemâl”dir ve ümmetin öncelikli hastalıkları olan cehalet, zaruret ve ihtilaftan belki en önemlisi nifakı netice veren ihtilaftır. Muhabbet ve ittifak ile,…

Vicdan yarışları

‘Önce kınayan kazanır’ gibi bir algımız var. Kınarken, aslında öncelikle o kötülüğü yapanlardan ne kadar da daha vicdanlı olduğumuzu deklare ediyoruz. Oysa vicdan bölünmez; küll değil küllîdir zira. Yoksa bu yarış tam…

Unutmak eylemdir

Biz unutmasak da fani olan her şey zaten unutulmaya mahkûm olacak. Dolayısıyla nasıl ölmeden önce ölmek gerekse, aynen öyle de unutulmadan önce unutmak gerek.

Yetim kim?

Hakikat ne yetim, ne de ebter kalıyor; bilakis hakkı ve hakikati olanı “yetim” veya “ebter” diye görüp aşağılamak isteyenler asıl yetimler ve ebterler oluyorlar.

Sayfa 1 Sonraki →