Arşiv · Oktay Gökkoca

Yazarlar (A–Z) →
Temizle

Nemrud’u Şaşırtan

“Sakın ‘Ben tam bir kudret sahibiyim, emrederim, itaat ederler’ deme. Şayet elindeki kudret sana bir büyüklük ve tahakküm hissi verirse üstündeki melekûtun büyüklüğüne şöyle bir bak ve kâinatı sevk ve idare eden…

‘Bizce meçhul’

Sebeplerin sonuçlar üzerinde hakiki ve mutlak tesir sahibi olduğunu düşünmek hâşâ Allah’ın müdâhalesini ve takdirini devre dışı bırakmaktır.

Geçmişten bizim payımıza ne düşer?

Müslümanlar olarak tarihe bakarken, tarihin bugünün aynasındaki yansımalarıyla yüzleşirken dedesinin zulmüyle torununu mahkûm eden, ceddinin îmanıyla neslini cehennemden kurtaran determinist anlayıştan aklımızı ve kalbimizi temizlemeliyiz.

Bir Zihniyet: Asabiyyetçilik

Âyetten anladığımıza göre şeytan Âdem’e olan düşmanlığını, onun asabiyyetine dâhil olan (topraktan yaratılmış olmaları nedeniyle) tüm insanlara teşmil etti. Âdemoğlunun hepsine apaçık düşman oldu.

Şimdiki Çocuklar

Orad burada, komşuda, işyerinde. Çocuklardan bahsediliyorsa menüdeki değişmez muhabbetlerden biri şimdiki çocukların çok akıllı çok zeki olduklarına dair tespitlerdir. Tabii komşunun ya da arkadaşın çocuğu üzerinden anlatılmaz bu ‘hakikat’. Kendi biricik evladın…

Denizdeki akvaryum

Aidiyet hissettiğimiz yapının tüm yorumlarının mutlak doğru olduğu yanılsamasının en tehlikeli neticesi, Kur’ân ve Sünneti kendi cemaatimizin ya da tarikatimizin yorumundan ibâret görmek. Daha açık ifadeyle ‘Kur’ân ve Sünnet eşittir benim ardından…

'Allah’ım neden ben?'

O Allah ki, şu ağacı, şu kuşu, şu taşı değil, özellikle seni ademden (hiçlikten) çıkarıp eşref-i mahlûkat olan âdem yapmış. Senin varoluşun, insan olarak yaratılışın tesadüf değilken, başına gelen hâdiselerin tesadüf olması…

Hiç bitmeyecekmiş gibi

Hz. İbrahim aleyhisselâm, ‘kaybolup/batıp gidenleri sevmem’ sözüyle nasıl da insanın fıtratını peygamberce özetliyor. Tüm duygularının diliyle bekayı isteyen insan fıtratı, bitecek olana, yok olacak olana tahammül edemiyor, ona bağlanmak istemiyor, onu hakiki…

Müslümanın zaruretle olan imtihanı

Dinin zekât verebilecek kadar zengin saydığı insanları, dünyevîler yoksulluk sınırının altına yerleştiriyor. Şu ülkede açlıktan ölen kimse yokken, dünyevîler, çoğunluğun aylık geliri olan asgari ücretin üzerinde bir maaşı, açlık sınırı olarak belirliyor.…

Kemalizm ve 'kullanışlı araçsallık'

Kemalist oligarşi, oligarşik düzenini devam ettirmek için önce bir tabular manzumesi oluşturuyor, ardından bu tabuların sorgulanmasını engelleyen bir korku havası pompalıyordu. Onlar için mesele, tabuların içeriği ve özü değildi. Mesele, İçeriği ne…

Rabbimiz bize hasene ver

Her insanın sınanması da yükü de kendisinin taşıyabileceği kadardır. Tâbir yerindeyse her birimizin yükü, bizim için özel olarak hazırlanmış bir ‘paket’tir. İçinde, kimisi başkalarına verilmiş bize verilmemiş, kimisi ise bize verilmiş başkalarına…

Sayfa 1 Sonraki →