Arşiv · Senai Demirci
Yazarlar (A–Z) →Unuttuğumuz "ana"larımız...
Servetini gerçekten seviyor musun?
Çikolata mı, Kabe mi?
Yûnusça bir duanın firarisi olmak için
İnfak: Hızır'ın yanında Mûsa olabilmek için
Gıybet mi ağır suçtur, iftira mı? Sürpriz bir cevap bekliyor sizi!
"Sevdiğinden harcamadıkça hayra erişemezsin!"
Sen hiç aynaya baktın mı Ayşe?
Tesettür, kılığına girilecek bir şey midir Ayşe?
Geçmiş mirac yoktur; her secdede yeni/den mirac vardır
Harman yeri Kudüs… Ekinlerin cennet diye yeşerdiği yer Kudüs. Meyveye duruyor insanlığın ubudiyeti… Göğe eriyor secdelerin başı. Kutlu bir kabullenişin serin kucağına düşüyor Yakarışların sancısı… Yücelerden kapı açılıyor insanlığın şaşkın yürüyüşüne.
Sana rağbet edildiğinin farkında değil misin?
Şahit olmak, sahip olmaktan daha şereflidir
İki sevme arası bir itaat…
Beni ben yokken bile seven, ben beni sevemezken de beni sevip özenerek insan olarak var eden Yaradanım, beni niye “sevimsiz”, “lüzumsuz”, “faydasız”, “zoraki” bir yola çağırıyor olsun ki? İşte Rabbimizin bizi Resûl’ünün…
4X4: Namaz
Namazda dört sırrı dört şekilde keşfederiz.
Yusuf Kıssası'nın finalisti olamamak...
Gıybette konuştuğumuz şey “gerçek-dışı” olsaydı, bari sadece biz utanmakla kalırdık, o da zaten kendisinde olmayan bir sıfatla anıldığı için her görüşmemizde utanmak zorunda kalmazdı. Gıybet değil de iftira etseydik ona, hakkındaki nahoşluk…
Unuttuğumuz “ana”larımız…
Günahla kirlettiğimizde yüzümüzü, yine de kucağına alıp yudu yıkadı yüzümüzü. Kötülükle kokuşturduğumuzda tenimizi, saçımızı okşadı, cennet kokulu elbiselere bürüdü puslu bedenimizi. İsyana bulandık, paslandırdık yüreğimizi. Gözlerimiz haramla çapaklandı, alnımıza kötülükler yapışıp kaldı.…
Evrim Cephesinde Yeni Bir Şey Var
Ehven-i Şerrin İki Ucu
Örümcek Ağına Takılmış
Kara Yazı
Dünyamızı karartan musibetler ve felâketler, hayatın tekdüze gündüzünü delen, ayağımızın altındaki buzları kıran nurlu geceler gibidir. Her musibet ânı, pürüzsüzce sürüp giden hayatın şaşaası ortasında, hakikati kalbimize ayân eden bir kara gözbebeği…
12 Numaralı Lise Aşkım
Bütün elementler âdeta tesbih taneleri gibi, karbonun ipliğinde biraraya gelip, yan yana dizilirler. Hayat tesbihinin imamesi odur. Hayatı Yazan Kalemin mürekkebi karbondan mıydı yoksa?