Arşiv · Senai Demirci

Yazarlar (A–Z) →
Temizle

Geçmiş mirac yoktur; her secdede yeni/den mirac vardır

Harman yeri Kudüs… Ekinlerin cennet diye yeşerdiği yer Kudüs. Meyveye duruyor insanlığın ubudiyeti… Göğe eriyor secdelerin başı. Kutlu bir kabullenişin serin kucağına düşüyor Yakarışların sancısı… Yücelerden kapı açılıyor insanlığın şaşkın yürüyüşüne.

İki sevme arası bir itaat…

Beni ben yokken bile seven, ben beni sevemezken de beni sevip özenerek insan olarak var eden Yaradanım, beni niye “sevimsiz”, “lüzumsuz”, “faydasız”, “zoraki” bir yola çağırıyor olsun ki? İşte Rabbimizin bizi Resûl’ünün…

Yusuf Kıssası'nın finalisti olamamak...

Gıybette konuştuğumuz şey “gerçek-dışı” olsaydı, bari sadece biz utanmakla kalırdık, o da zaten kendisinde olmayan bir sıfatla anıldığı için her görüşmemizde utanmak zorunda kalmazdı. Gıybet değil de iftira etseydik ona, hakkındaki nahoşluk…

Unuttuğumuz “ana”larımız…

Günahla kirlettiğimizde yüzümüzü, yine de kucağına alıp yudu yıkadı yüzümüzü. Kötülükle kokuşturduğumuzda tenimizi, saçımızı okşadı, cennet kokulu elbiselere bürüdü puslu bedenimizi. İsyana bulandık, paslandırdık yüreğimizi. Gözlerimiz haramla çapaklandı, alnımıza kötülükler yapışıp kaldı.…

Kara Yazı

Dünyamızı karartan musibetler ve felâketler, hayatın tekdüze gündüzünü delen, ayağımızın altındaki buzları kıran nurlu geceler gibidir. Her musibet ânı, pürüzsüzce sürüp giden hayatın şaşaası ortasında, hakikati kalbimize ayân eden bir kara gözbebeği…

12 Numaralı Lise Aşkım

Bütün elementler âdeta tesbih taneleri gibi, karbonun ipliğinde biraraya gelip, yan yana dizilirler. Hayat tesbihinin imamesi odur. Hayatı Yazan Kalemin mürekkebi karbondan mıydı yoksa?

← Önceki Sayfa 7 Sonraki →