Hayatımızı ne ile boyamalıyız?

Hepimiz, haşr meydanında Rabbimizin huzurunda seyredeceğimiz tablolarımızı ‘sıbgatullah’ ile, ‘Allah’ın boyası’ ile boyama yolunda aşkla ilerleriz inşaallah. O zaman, fırça darbeleri zikrin verdiği feyizle bambaşka olacaktır şüphesiz....

Derin bir nefes…

Ne değdi benliğimize bu denli? Nasıl bir sihirli değişti ki, bu karmaşıklık ve yorgunluğun izlerini bıraktı üzerimize… Yorgunluğun esmediği, dokunmadığı insan yüzlerine rastlamak gitgide zorlaşıyor. Tazelik bayatlıyor galiba..

Zil çalmadan

Her tercih bir vazgeçiş ise, isteyen hayatta ölür, isteyen ölümde hayat bulur. Geç kalmadan, paydos zili çalmadan seçimde netleşmek vakti...

Duvarlar yıkıldı mı?

Eğer her inancın ve kimliğin, kendisini gizlemeye hiç gerek kalmadan kendi haliyle ortaya çıkacağı hür bir ortam isteniyorsa, insanların tasavvurlarını kemikleştiren hissî engeller kaldırılmalıdır. Bir milletin nesilleri, birbirlerini bu manevî duvarlar olmadan…

Hayata dokunmak

Aslında herkes görme engelli insanların aciz olduğunu düşünür, düşünse ki görme engelliye verilmeyen görme kabiliyeti, gözüm bana takılmasaydı, benim onu hiçbir şekilde kendi çabamla temin edemeyeceğimi, kendime takamayacağımı gösteriyor. Görmeyen kişi, görenlerin…

Bir gün ki, ömre bedel...

Herkes mutlu olmak istiyor. Haklı olarak, sevmek istiyor, sevilmek istiyor; güvenmek istiyor. Tüm bunları insanlar ancak İslâm’da bulabilecekken ve İslâm’da da kan düşmanlarını bile kardeş gibi kaynaştıracak tabiat ve kabiliyet varken, Müslüman…

← Previous Page 151 Next →