Empire and Its Fluid Colony

Islam is the only surviving and vibrant “culture” over which empire has yet to achieve domination. This is strikingly different from a territorial argument. Empire is less interested in territorial control and…

Nefsimize boykot

Bu cihad, silah gücüyle saldırıp Amerikan ordusunu tarumar etmekten, nakle göre daha “büyük”tü. Bu büyüklük nakil ile sabitse, mağazaya girip de canımızın “acaip” çektiği bir şeyi almamanın, Irak’a gidip savaşmaktan daha büyük…

Gecikmiş bir cihad çağrısı

Şu asrın insanına iman-dışı fikirler aşılayan medenî engizisyon, sonuçta, zihinlerde ‘nâmeşrû veletler’ doğurmuştur. Bir diğer deyişle, şu modern zaman, dünyalarımıza kendi görüş ve anlayışını dayatmaktadır. Bizden kendi kavramlarını esas almayı istemekte; bizi…

Fetrete karşı fıtrat

‘Marufu emr’ ve ‘münkerden nehy’e dair Kur’ânî nüansın, ve bu nüans paralelinde Resûl-i Ekrem aleyhissalatu vesselamın sergilediği nebevî irşadın, bugünün mü’minlerine söylediği şey şudur: Yaşadığımız ve gözlemlediğimiz, ve de razı olmadığımız fetret…

Ne bulursam sentezlerim!

Mercan Dede’nin müziklerinde herşey birbirine karışıyor. Renkler yitiyor, birbirinin içine giriyor, ve ortaya renklerin ya da müziğin harmonisi yerine bulanık ve tahammül edilmez bir durum çıkıyor. Zaten, ne zaman ki birileri medya…

İslâm ve felsefe

Aklın değeri ‘teslim’ oluşunda, bir büyük ve küllî, mutlak hakikate nisbet edilmesindedir. Her nefse ve her hevaya göre değişebilen indî, subjektif, çok kere de menfaatçı bakış açılarına ‘realist, akılcı’ tevillerini getirmede değil.

Devlet nasıl küçülür?-I

Kendi ayakları üzerinde duran, bağımsız, girişken fertler olmamız; devletin de küçülmesi isteniyorsa, insanımızda iki temel özelliğin geliştirilmesi gerekiyor: beceri ve irfan. Böylelikle, on yıllardır belimizi büken kamburlardan da kurtulmuş olcağız.

Bursa kandilleri

Gönül aynasında Süleyman Çelebi gibi ‘mevlid-i nebevî’yi seyretmek için, aynanın temiz olması gerek. Temiz gönülle yazılı mevlid temiz gönülle dinlenir ve anlaşılır. Evet, mevlid zamanı. Fakat arınmış bir gönül, nurlanmış bir akıl…

Kirpinin güncesi

Ne kadar yüksekten gelirse gelsin, kibirlenmeyerek yere inen yağmur gibi olmalıydı sevenler. Yağmur gibi şefkat dolu... Dikenlere rağmen sevgi dolu...

Hayâyla gelen yükselişler

Hayâ sahibi olmak ve hele hayâda zirveye ulaşmak ne basit bir iştir, ne de kolay ve sıradan bir iş... Hayâ, imandandır ve imandaki terakki sayesinde bu duyguda bir genişleme ve derinleşme yaşanmaktadır.…

Eser ve Cemaat- 4

Risale-i Nur câmiasının halihazır entellektüel zayıflığı, gözardı edilemez durumdadır. Risale-i Nur’un ontolojik sağlamlığına ve kuşatıcı vizyonuna rağmen, durum budur. Risale-i Nur’un üzerinde temellendiği ve yeni bir aşamasını teşkil ettiği İslâmî mirasla bağının…

Mevsimlerin değişmesiyle...

Şeriatın bir kısım hükümleri zamanın geçmesiyle değişir ve zamanın rengini alır. Bir kısım temel hükümleri ise hiç değişmez. Ancak değişen hükümler, değişmeyen hükümlere dayanak olur. Yani değişen hükümler, değişmeyen hükümlere uygun olmak…

Çin’de Türkçe İbadet Tartışması

“Baksana” dedi. “Şimdi burada Çinliler var, Hintliler var, Pakistanlılar var, Arap var, Zenci var, Boşnak kardeşimiz Mirsat var, Türk var, bir sürü milletten Müslüman var. Çince bilmediğimizden imam efendinin vaazını anlayamadık. Ama…

Öfkeyi ‘hilm’de eritmek

Böyle mi olmalıdır tepkiler? Hilm sahibi olmak zor mu kuluyken el-Halîm’in? Yumuşacık akınca sular hoş değil mi? Sel sularıyla hangi bağ bahçe beslenebilmiş ki? İçinde karşısındakine söyleyecek sözlerini biriktirmiş patlamaya hazır bir…

Yağmalamanın yeni adı: başarı!

Uluslararası alanda elde edilen başarıları formüle edecek olursak, “sentez+yağmalama=başarı.” Farklılıklar sentezlenip içerisine biraz da herhangi bir kültürden yağmalanan değerler katılınca başarı kaçınılmaz oluyor!

Ölümün arayüzü

Allah Resûlü’nün (a.s.m.) lezzetleri acılaştıran hakikat olarak ölümü nazara verdiğini düşünürsek, ölümün bitireceği lezzetlerin aslında ne kadar acı olduğunu, şu an hissetmesek bile acılaşmaktan kurtulamayacağını görmemiz isteniyor.

Zevalde gurub seccadesi

İnsan kâinattaki bütün bu olanların hem seyircisi, hem de parçası olduğundan, bu bütünlüğe katılmakla kemalini buluyordu. Yaşadığı kâinata yabancı kalmadan, onunla barışık bir birliktelikle ruhu huzur ve sükun buluyordu insanın. Dolayısıyla, yapacağı…

Uçun bülbüller uçun!

Gönül semasının iman atmosferindeki muhabbet ve uhuvvet bulutlarından dökülen rahmet yağmurlarına ne şirk ve zulüm kuleleri, ne taşlar dayanır. Hepsi eriyip yok olmaya mahkum kar tanelerine dönüşür. İnananlar, “İnananlar kardeştir”e inandıkları nisbette…

İstiğfarda ısrar

Hadisten öğrendiğimiz o ki, Rabbimizin rızasına uymayan günahlara kalbimiz ve vicdanımız istemediği halde düştüğümüzde, bu durumun ‘yanlışta ısrar’ tablosuna bürünmemesi için, istiğfarda ısrar etmemiz gerekiyor.

Ne o, ne bu!

...Ne baştaki 'benim'ler isabetlidir, ne de psikiyatristin dedikleri içindeki 'kendi'ler. En iyi yaptığımızı zannettiğimiz şeylerin ancak yüzde birinde bizim bir katkımız varsa, bu hayat nasıl bizim kendi hayatımız oluyor? Bütün akrabalarımız başımızda…

Doğu ve Batı ötesi

Gönlümüzden geçeni anlıyor bu Sözler. Hikmetin güvertesine çıkartıyor bizi tutup elimizden. Ne Doğu, ne Batı burası. Doğu-Batı sentezi de değil tuğrası. Doğu-Batı ötesi, yatay değil, dikey bir söylemin güzergâhıdır.

← Previous Page 153 Next →