Tunus’tan Sevgilerle

Burada bana kelimelere giydiremediğim pek çok duygu hediye edildi. Enfes bir besteyi dinliyor gibiydim. Sanki melekler duygularımı, bu sahili, yıldızları vesile yaparak beni sonsuzluğun eşiğine getirmişlerdi.

Şefkat Bir Daha Şefkat

Hemen herkese, hemen herşey hakkında dümdüz gitmenin telkin olunduğu bir çağın insanıydım. Bir kişiden hareketle bir topluluk mahkûm edilebiliyor; bir fiili yüzünden, bir kişi hakkında, diğer tüm fiillerini hesaba katmayan ölçüsüz övgüler…

Zevksiz Değillermiş

Sevmek vardı. Sevdiğini söyleyen bendim. Peki elimde değilse, sevdiren kimdi? Neden yeşil bir muz ve onu sevenler, bir de benim sevdiğimi sevenler vardı ortada? Sormadan edemedim…

Zorunlu bir hasbıhal

Bugün birçok derginin ısrarla söylediği şeyleri söylemeyeceğiz. “Ekonomik kriz belimizi büktü” demeyeceğiz. “Şu şu olmazsa kapanırız; lütfen tirajımızı arttırın” demeyeceğiz. Lütfen, Karakalem’i size anlamlı şeyler söylüyorsa okuyun. Ve ancak onu anlamlı bulanları…

Alışmaya Alışmasak!

Sanki ben duvarda asılı, alışıldık bir resimdim. Yokluğumun izi belli olmasın diye vardım sanki. Ama ne bilinmek, ne de keşfedilmek durumunda değildim. Velhasıl; olmazsam olmazdı onlar için. İyi de, bu mekândaki varlığımın…

12 Numaralı Lise Aşkım

Bütün elementler âdeta tesbih taneleri gibi, karbonun ipliğinde biraraya gelip, yan yana dizilirler. Hayat tesbihinin imamesi odur. Hayatı Yazan Kalemin mürekkebi karbondan mıydı yoksa?

Te’lifler Telef Olmasa…

Kendi telifimizin derdine düşmüşken, asıl müellifin mülkünü çalıyoruz. Ve henüz, bunca hırsızlamaya rağmen, aleyhimize bir telif davası açılmış değil.

İki Milliyetçilik Arasında Türkiye

Bu hengâmda, ne yazık ki, kimi güzelim ölçüler birçok zihinden silinmiş gibi. “Arabın Aceme, Acemin Araba üstünlüğü yoktur” nebevî hükmü, hadiselerin seyri içinde menfî milliyet fikrine saplanıp kalanların zihninde, artık işlemiyor.

Eğitim Nereye Eğiyor?

OSMANLI DEVLETİ, KLASİK DÖNEMİNDE, SİYASÎ İKTİDARI HEDEFLEYEN YA DA SİYASÎ İKTİDARIN OTORİTESİNİ HALELDAR EDEBİLECEK OLUŞUMLARI ACIMASIZCA ORTADAN KALDIRMAKTADIR, AMA BUNUNDIŞINDA EĞİTİMDEN GİYİME, MİRASTAN EVLENMEYE, DİN İŞLERİNDE DÜNYA İŞLERİNE KADAR BÜTÜN KONULARI SİYASÎ…

Çözümsüz Çözümler Üzerine

Mü’min “adalet-i mahza” ile mükelleftir. Yani, tam anlamıyla âdil olmakla… En küçük bir hakkı bile zâyi etmemekle. “Adalet-i mahza” ise, Kur’ân’ın beyanıyla, “Birisinin hatasıyla başkası mesul olmaz” diye emrediyor.

Camide Dans Var

Şu ülke nice zamandır “yüzde 99’u müslüman” ve de “laik” olma ikilemi yaşamada. On asırdır İslâm üzre kalıp âdeta bir cami hükmüne geçen bu beldede, yüz küsur yıldır başka şeylerin de esamesi…

“Haberler”den Ne Haber?

Biz haberleri okurken ya da izlerken, aslında bir dünya görüşünü okuyoruz; bir hayat anlayışını izliyoruz. Ki o görüş bizim bakışımızı yer yer gölgeliyor, engelliyor, yanıltıyor, hattâ karartıyor.

Goethe’den Sevgilerle

Doğu da Allah’ındır! Batı da Allah’ın! Kuzeyi ve Güney sahası Sulh içindedir O’nun kudretiyle O, tek “Âdil” olan, Hak olanı istiyor herkes için O’nun yüz isminden biri de “el-Adl” Bu yüce isim…

Bir Hayat: Risale-i Nur

Said Nursî, Peygamber yolunu yol seçmiş, Kur’ân’ı üstadı bilmiş, Kur’ân’ın dikkatle bakmayı emrettiği kâinatla iç içe yaşamış biridir; ve tüm bunları yaparken “insan”ı da devrede tutmuş, imanla yaşanan ve imanla son bulan…

← Previous Page 158 Next →