‘Celâl ve cemâl aynasında’ insan
“Hıml omuz üzerindeki yük, haml ise insanın içindeki yüktür. Erkekler hıml yönünden, kadınlarsa haml yönünden daha güçlüdür.” Belki de bu yüzden kadın çocuğunu karnında taşıyan, erkek ise doğduktan sonra sırtında gezdirendir.
Bir şey yapmak
Nehirden su içmeyen azların tavrı
Karanlık ve umut
Fıtratın bileşenleri
İnsanın nihai fıtratı Allah’ı Rab olarak tanıma ahdini hatırlaması ve kendini ona göre ayarlamasıdır. Uzuvların fıtratının önemi ise bu nihai fıtrata verdikleri destek yönüyledir. Örneğin bir insan dünyayı görüyor ancak eşyadaki hakikati…
Güneş’ini söndürmemek
Manevi tabiatımız: fıtrat
Fıtratı anlamak için öncelikle Fâtır’a çevirmek gerek bakışları. Fâtır olan Allah, sürekli bir yaratışta, canlıları halden hale çevirmededir. İnsanın bebeklik, çocukluk, olgunluk ve yaşlılık gibi evrelerin ardından toprağa düşmesi de bir ‘fatr’…
Şovun aldatıcı rüyası
Bir damla şevk, bin şov köpüğüne yeğdir. Köpükle boğulmaktansa şevkin bir reşhasında uruç etmek; hakikat erinin tercihidir. Söyleyecek sözü olmayan sözsüzlüğünü şovla yamağa çalışır, ya da birilerine yamanır, birileri de ona yamar.
Temaşa-i Cennet
Yeni bir bebekle beraber sürekli düşündüğüm başka bir şey de, evladın gerçekten cennet meyvesi olduğu. Zira cennet meyvelerinden ne kadar yesek de asla bıkkınlık hissedilmeyecek, doyulmayacak vb. Evlat da öyle, ne kadar…
Dosta yarenle gitme
‘İç’ organlarımızı tanıyalım: Frager’in Kalp, Nefs ve Ruh’u üzerine...
Ne kadar latif bir tarif bu değil mi? Arapçada “kalb” kelimesinin dönmek ya da çevirmek kökünden gelmesi hasebiyle Frager, manevi anlamda sağlıklı bir kalbin tıpkı sürekli dönen ve tarama yapan bir radar…
Şimdiki Çocuklar
Orad burada, komşuda, işyerinde. Çocuklardan bahsediliyorsa menüdeki değişmez muhabbetlerden biri şimdiki çocukların çok akıllı çok zeki olduklarına dair tespitlerdir. Tabii komşunun ya da arkadaşın çocuğu üzerinden anlatılmaz bu ‘hakikat’. Kendi biricik evladın…
Adı Güllük
Denizdeki akvaryum
Aidiyet hissettiğimiz yapının tüm yorumlarının mutlak doğru olduğu yanılsamasının en tehlikeli neticesi, Kur’ân ve Sünneti kendi cemaatimizin ya da tarikatimizin yorumundan ibâret görmek. Daha açık ifadeyle ‘Kur’ân ve Sünnet eşittir benim ardından…
Hakikati tebliğ, Hakk’a tevekkül
İnsan görür, anlar, bilir ve ister ki başkaları da görsün, anlasın ve bilsin. Ayette de dendiği gibi, bir şeyler bulmak için yerin en derinine girmeye mi yetecektir insanın gücü yoksa göğe merdiven…
Ümmileşerek ümmete erişmek
‘Çalışma’nın bugünü ve yarını Modern zamanlarda ‘çalışmak’ (III)
Daha en başından modern ‘çalışma’ için sunulan eğitim sistemi ve amaç olarak öne sürülen tüketim unsurları ve körükleyicileriyle çepeçevre sarılmış, evden uzak, para kazanan erkekler ve yine aynı unsurlarla çevrilen, kafası ve…
‘Önemsiz hissettirmemek’ sünnettir
Resulullah’ın harika meziyetlerinden biri de hiç kimseye kendini önemsiz hissettirmemiş olmasıdır. -Ömer Süleyman
Dirayetli duruş göstermek
Yetim kim?
Hakikat ne yetim, ne de ebter kalıyor; bilakis hakkı ve hakikati olanı “yetim” veya “ebter” diye görüp aşağılamak isteyenler asıl yetimler ve ebterler oluyorlar.
Sanayi toplumunda kadın ve aile Modern zamanlarda ‘çalışmak’ (II)
Sanayileşme öncesi dönemde ev odaklı ve dönemsel çalışan kadınlar, işlerin evden uzakta belli bir mekân içerisinde yapılmasını gerektiren sanayileşmeden oldukça etkilenmişlerdir. Bunun yanı sıra sanayileşme, dönemsel türden düzensiz iş gücüne de tolerans…
Sükût sabır
Yere çakılmayı yücelme görme, toz toprak savrulmayı sahicilik sanma; çölleşme, çamurlaşma değil de nedir? Yanılmaları, yanlışları; yorumlarla yükseltmek, bu uğurda yüksek değerleri eritmek ve alet etmek; bir de bunu ısrarla sürdürmek ve…
Cennette müzik: gönlümde ümit!
“İnsan ruhu bir kerecik olsun sevt-i Rabb’e muhatap oldu ya ‘Kalû Bela’da; bu dünyada karşılaştığı her güzel seste de insan o tarifsiz güzellikteki sesi arar, içten içe o sese olan hasretini hatırlar…
Fitnenin sinir ucu: nifak ve asabiyet
Sınanmaların en zorunu, sahabiler kendi içlerinde ve Medine’de yaşamışlardır. Mü’minin mü’mine karşı kalbinin soğuduğu, dilinin doğrudan mü’mini hedef aldığı, kılıcını kendi mü’min kardeşine doğrulttuğu sınanmalardır bunlar. Bu sınanmalar şu gerçeği öğretir mü’minlere:…