Arşiv
Yazarlar (A–Z) →İttihad-ı İslam kuruldu
İttihad-ı İslamı günde en az beş kez gerçekleştiriyoruz aslında. Tek yapmamız gereken namazda yakaladığımız o tevhid ruhunu namazın ardından da sürdürmeye çalışmak, halis bir niyetle tüm anlarımızı ibadete, hayatımızı aynı safta kılınan…
“Anadilde yetmez, çok dilde eğitim!”
Nasıl bir kişisel gelişim?
Aslında hayat ufak anların bitiştirilmesinden ibaret. Ve siz o ufak anlarda hayata nasıl bakıyorsanız ‘büyük’ anlara da onu yansıtıyorsunuz demektir.
Utanıyorum Kendimden Bazen
Yeni bir dünya
Onlar her vesile ile bu sahte kabusları güzel rüyalarla değiştirme azminde olacaklar ve başaracaklar biiznillah.
Nefisler ve vicdanlar muharebesi
Kazananı belli olan bu mücadele, insanın terakkisi için sürekli devam edecek. Kazanan hep vicdan olacak, fakat bizim de vicdanla beraber kazanmamız için vicdana uymamız, nefsi susturmamız gerekiyor.
Her kamûs namus mudur?
Yaşadığımız ülkenin resmi dilini öğrenmek ve bunu yaparken de anadilin yaşatılması gerektiğine inanıyoruz, hepsi bu!...
Mevhûm kerîm ve el-Kerîm
Evet insan Kerîm Rabbini unuttu. Çünkü kendini kerîm sandı, El-Kerîm'i unuttu. İbn Ataullah el-İskenderî'nin dediği gibi “insanı vehim kadar yöneten bir şey yok”. Bu vehim insanı ebedî helâkete götürse bile...
Kıssalardan hisseler: O bizi görüyor
Tohumun yeri, toprağın altıdır
Bediüzzaman da aynı Mevlânâ ve İbn Atâullah el-İskenderî gibi, meziyet tohumlarının yeşerebilmesi, neşvünema bulması için çok görünür olmaması gerektiğini ifade ediyor. Zaten potansiyel olan, elbet bir gün kinetiğe dönüşecek, elbette tohumlar ağaca…
Her dem ibâdet
Derseniz ki “hızın esir ettiği hayatlarımızda durup her eyleme nasıl bir ibâdet ruhu giydireceğimizi mi düşünelim?” Bunu tecrübe etmeye çalışan biri olarak hakikaten bir zorluğu olmadığını, bilakis çok iç rahatlatıcı, hayata anlam…
Okunacak takvim
‘Askıda hurma’
Kâinatla ve fıtratla birebir uyum içinde olan bir şeriat-ı Ahmediye’ye tâbiyiz. Acaba dünyada bundan büyük bir nimet olabilir mi?
Eleştirmek yargılamak mıdır?
İnsanlar yaratılmışlık noktasında da, yaratıcı olmaktan uzaklık noktasında da denkler hâsılı. Ve bu denge bize hem eleştiriye açık olmayı, hem de yargılamaya kaçmadan eleştirmenin hak olduğunu öğretiyor.
İrannâme biterken: her uzak, yakındır
İran medeniyetini, büyük İslam medeniyetinin çok önemli bir unsuru olarak görüp, özellikle klasik İran mimarisine ve hat sanatına hayran olanlardanız biz. Farsça’yı, yine İslam medeniyetinin vazgeçilmez bir parçası olarak görüp öğrenmek ve…
“Ayağının tozları”
Kâbus Bültenleri
Olmasaydı Olmaz mıydık?
Dinin hakikatlerini Batı’nın ve dersini oradan alan bâtılın metodlarıyla, kelimeleriyle ifade etmek bizi sloganlara dönüşmüş bir ideolojiden öteye götürmez.
Petrol ve ideoloji: muhteşem ikili
İran devletinin, daha evvel değinmeye çalıştığımız ideolojik meşruiyet zemininin yanı sıra, bir diğer meşruiyet kaynağı da petrolü. Kısaca bir petrol ve ideoloji devleti diyebiliriz belki İran için. Bu açıdan Suudi Arabistan ve…
Hak etmek ya da etmemek, işte bütün mesele bu (mu?)
Sahip olduklarımıza odaklanıp hak edip hak etmediklerimizden dem vurmalarımız büyük çerçeveyi görememeye, mutsuzluğa ve kıskançlığa sebep oluyor her şeyden önce. Tüm bunlara dair harika bir örnek zat var tarihte. Kimdir o bilir…
Büyük Adam
Meyveli ağaç tesellisi
“Küresel düşün, yerel hareket et”
Bir deyiş var İngilizcede: “Think global, act local”. Bu sözün, yerelliğin doğru tanımını vereceğini düşünüyorum: “Küresel düşün, yerel hareket et”. Ufkun küresel olsun, fakat yerelin renklerini kaybetmeden hareket et. Yerelle küreseli buluşturmak…